Genel Sağlık Bilgileri

Genel Sağlık Bilgileri

Anasayfa
Hastanemiz
Yönetim
Doktorlar
Personel
Tarihçe
Hiz. Standartları & Enventer
Polikilinikler
Genel Cerrahi
Kadın Hastalıkları & Doğum
Üroloji
Çocuk Hastalıkları
Aile Hekimliği
Diş
Dahiliye
Anestezyoloji ve Reanimasyon
Aile Planlaması
İstatislikler
Bilgilendirme
Hasta Hakları Bildirimi
Kalite Yönetim Bildirimi
Hasta Bilgilendirme
İhale İlanları
İletişim

polikilinikler


Genel Cerrahi Kadın Hastalıkları & Doğum Üroloji Çocuk Hastalıkları Aile Hekimliği Diş Dahiliye Anestezyoloji ve Reanimasyon Aile Planlaması

e-hastane


Online Randevu Labaratuar Sonuç Polikilinik Sıra Takibi Nöbetçi Ekip Nöbetçi Eczane
Nöbetçi Eczane Kaydı Girilmemiş...
Muratlı Devlet Hastanesi | Genel Sağlık Bilgileri | Kalp Sağlığı
Kalp Sağlığı

Kalp Hastalıkları
   Kalp, çok hassas bir organdır. Küçük bir hastalıktan zarar görür. Yüreği besleyen koroner damarların bir pıhtıyla tıkanması hâlinde “kalp enfarktüsü” denen çok tehlikeli bir hastalık ortaya çıkar. Bu rahatsızlıktan dolayı kalp kası yeterli derecede beslenemediğinden zamanla bozulur. Bunun sonucunda göğüste şiddetli ağrılar duyulur. Buna “göğüs anjini” denir. Göğüs anjini, kalp enfarktüsü sonucudur. Şiddetli kalp enfarktüsleri öldürücüdür. Halk arasında kalp enfarktüsü, “kalp yetmezliği” olarak da bilinir.Sağ ve sol kulakçıklar arasındaki perde üzerinde çukurca bir nokta bulunur. Bu nokta, bebek ana karnındayken delik hâlinde olur. Bebek doğmadan önce bu delik kapanır. Nâdir durumlarda delik kapanmaz. Çocuk, kulakçık perdesi delik olarak doğar. Bu durumda, sağ kulakçıkta bulunan kirli kanla sol kulakçıktaki temiz kan karışır. Bu tip hastaların rengi mavimtrak görünür. Bunun için bu hastalığa “mavi hastalık” adı verilir. Bu hastalıkların tabipleri, tıp doktorlarıdır. Tıp ilminde, bu hastalığı tedâvi etmek için birçok usûller ve âletler geliştirilmiş ve geliştirilmektedir.

Kalp krizi
  Kalp krizine sebeb olan en büyük faktör, damar sertliğidir. Damar sertliği vücuttaki bütün atardamarları etkilediği gibi koroner arterleri de etkilemektedir. Bu hastalık yıllarca devâm etmekte, hiçbir önleyici tedbir alınmadığı takdirde kalp krizi ile sonlanabilmektedir. Fakat genellikle kalp krizi ortaya çıkmadan önce göğüs ağrıları ile karakterize, angina pektoris denen haberci bir hastalık tablosu ortaya çıkmaktadır.Küçük yaşlarda başladığı ileri sürülen damar sertliği, genellikle 40 yaşından sonra angina pektorisle kendini göstermektedir.Tipik angina pektoris şöyledir: Hasta bir güç sarf ettiğinde (yürümek, koşmak, merdiven çıkmak), sinirlendiğinde âni olarak îmân tahtasının gerisinde bir ağrının olduğunu söyler ve elini yumruk yaparak yerini gösterir. Yâni ağrı tek bir noktada değildir. Ağrı baskı tarzında bir ağrıdır. Özellikle sol kola, çeneye, boyna ve hattâ karna ve sağ kola da yayılabilir. Bâzan çenede diş ağrısını andırabilir. Bu ağrı nöbeti genellikle 1-10 dakika kadar sürer. Bu hastaların çoğu, birtakım tedbirlerle oldukça sağlıklı ve rahat bir hayat sürerek yıllarca yaşayabilirler. Fakat bu hastalarda dâimâ kalp krizi ve buna bağlı âni ölüm tehlikesi vardır. Beslenme ve vücut dengesine sürekli dikkat etmelidir.Kalp krizinin diğer sebepleri arasında yüksek tansiyon, kalp kapaklarındaki darlıklar, koroner damarların kendiliğinden uzun süreli olarak kasılarak daralması (spazm) da sayılabilir. Ayrıca koroner arterlerin kalpten gelen bir pıhtı, bir yağ parçası veya hava kabarcığı ile tıkanması da kalp krizine nâdir de olsa yol açabilir.

Kalp krizi ile hastada görülen durumlar:
   En belirgin olanı göğüs ağrısıdır. Bu ağrı, yukarıda anlatılan angina pektorise benzer. Farklı olarak, şiddeti daha fazladır, dinlenmekle, ilâç almakla geçmez, ısrarla devâm eder. Hasta soğuk soğuk terler, arasıra bulantı-kusma da eşlik eder. Hasta şiddetli bir ölüm korkusu içerisindedir. Ağrı bâzan kısa süreli olabilir, çoğu zaman yarım saati geçer veya saatlerce sürer; günlerce devâm ettiği de olur. Hastalar son haftalar veya günler içinde patlak veren ilk angina pektoris nöbetlerinden veya eski nöbetlerin son zamanlarda sıklaşıp ağırlaştığından bahsederler. Hastalar bâzan gerçek bir ağrı duymadıklarını ifâde ederler ve göğüslerinin ortasında bir sıkıntı, bir huzursuzluktan söz ederler. Fakat bir kalp krizinin gerçekten hiç ağrısız oluşu, çok nâdir bir durumdur.Nabzın dolgunluğu ve hızı normal olabilir. Fakat ritm bozukluğu sık görülür. Tansiyon genellikle yavaş yavaş düşer. 24 saat sonra 38°C’yi bulan bir ateş görülebilir. Bu belirtilerin çoğu birkaç gün içinde kaybolur, devâm etmeleri hastalığın ağrılığına bağlıdır.Hastanın durumu ve elektrokardiyografi ile kolayca teşhis konulur. Ayrıca kanda bâzı enzimlerin (serum kreatin fosfokinaz, serum glutamik oksalasetik asit tansaminaz vb.) yükselmesi de yol göstericidir.
Kriz anında
   Kalp krizi teşhisi konulan hasta, derhal sırtüstü yatırılır, güç sarf etmesi önlenir. Yeterli oksijen alması sağlanır. En kısa zamanda hastaneye nakledilir. Hastanedeki İstirahat ve rehabilitasyon programı hastadan hastaya değişir.
Tansiyon:
   Kan basıncı ya da tansiyon, kalbin kasılması sırasında, pompalanan kanın damarlar üzerine yaptığı basınçtır. Buna tıp dilinde büyük tansiyon adı veriliyor. Kasılmadan sonra kalp kası, kanı içine doldurmak için gevşer ve damar üzerindeki basınç düşer. Bu sıradaki basınca da küçük tansiyon deniyor.
Hipertansiyon şikayetleri neler?
   Tansiyon yükselmesi sonucu ortaya çıkan yakınmalar çarpıntı, baş dönmesi ve normalden çabuk yorulma. Hastalığın ileri aşamalarındaysa burun kanaması, idrarla kan gelmesi, baş dönmesi, göğüs ağrısı ve nefes darlığı olabilir.
Hipertansiyonun nedenleri neler?
   Hipertansiyonlu hastaların büyük bir çoğunluğunun hastalık nedenleri bilinmiyor. Ancak kalıtımın büyük rolü olduğu düşünülüyor. Nedeni bilinen çok küçük bir kısmıysa böbrek hastalığına, hormonal bir hastalığa, bazı ilaçlara ve bazı kalp hastalıklarına bağlı olarak ortaya çıkabiliyor.
Tansiyonla Mücadele:
   Her beden tipinin yüksek tansiyon tedavisi çok farklıdır. Doktor tarafından, önce insana bakılır, o insanın özellikleri, hangi "dosha" (biyoloji, psikolojik, kimyasal beden özellikleri) tipinde olduğu saptanır; onun sonucuna göre tedavi belirlenir.
   *Dasha denilen 3 tip tansiyon vardır. Bunlar vata, pitta ve kapha diye adlandırılıyor.Her üç dasha tipinin de ayrı ayrı tansiyonları var.
   *Kapha beden tipi bir kişide, yüksek tansiyon daha çok sıvı birikmesine, daha fazla toksin birikmesine bağlı olabilir. Bu kişilerde boşaltıcı tedaviler, fazla sıvıyı atıcı, tuzu ve bu "dosha"yı dengeleyici diyet ve bitkisel tedavi ön planda tutulur. Bu tipe bağlı tansiyonlarda mutlaka bir kilo artımı, yağlarda, kolesterolde bir yükselme, damarların sertleşmesi, ödem, astım, cildin aşırı yağlı oluşu, şeker hastalığı bronşit gibi "Kapha" belirtilerinden bir ikisi olabiliyor."Kaphalar" ın tansiyonu yavaş yavaş, geç olarak yükselir ama bir kere çıktı mı progressif olarak yüksek kalır.
   *Vata tipi yüksek tansiyonda ise daha çok spazm yani bir gerginlik sözkonusudur. Bunda sıvıyı atmak yerine tam tersine daha çok sıvı vermek, kuruluğu, soğuğu ve spazmı gidermek, gevşemeyi sağlamak ön planda. "Vata" beden tipindeki bir kişide kabızlık, gaz, çarpıntı, clit kuruluğu, sedef, endişe, evham, heyecan, telaş uykusuzluk gibi bazı "Vata" belirtileri olabilir. Bu kişilerin tansiyonunda genel bir düzensizlik vardır."Vatalar"ın yüksek tansiyonu düzensizdir. Bir iner, bir çıkar, doktor tansiyonu ölçerken fırlar. Rahatlayınca hemen düşer. Daha çok zihinsel yorgunlukla ilgilidir.
   * Pitta tipinde ise, doktor metabolizma ile ilgili ayarlamayı yapması gerekiyor. Pitta beden tipinde olan bir kişide ise tansiyona ek olarak öfke, hırs, sıcak duygular, terleme, saç dökülmesi, aşırı susama, midede ekşime, yanma, sivilceler, lekeler olabiliyor.."Pittalar"ın tansiyonu beslenmeyle ve bazı şeylerle çok ilgili olabiliyor.
   * Bu nedenle önce kişinin, kim ve ne olduğunu, nasıl davranıp besleneceğini bilmesi gerekiyor; hangi bitki çayları, nokta masajları, kokular, hangi ısı, tat ve lezzetle beslenmesi gerektiği konusunda bir genel eğitim alması lazımdır.

1. Sıtma 2. Diyabet (Şeker Hastalığı) 3. Zature (Pnönomi) 4. Romatizma 5. İshal 6. Veba 7. Poliomyelit (Çocuk Felci) 8. İnme (Felç) 9. Nezle 10. Hepatit (Sarılık) 11. Bronşit 12. Uyuz 13. Kuduz 14. Hemeroid (Basur) 15. Tüberküloz (Verem) 16. Boğmaca 17. Kırım Kongo 18. Havale 19. Baş Ağrısı 20. Gut (Damla Hastalığı) 21. Kızıl 22. Tifo 23. Kızamık 24. Guatır 25. Astım 26. Tetenoz 27. Kanser 28. Grip 29. Anemi 30. Epilepsi (Sara) 31. Sifiliz 32. Kalp Sağlığı 33. AİDS

duyuru & haberler


26.07.2010
Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Merkezi Randevu Sistemi çalışmaları nedeniyle sitemizden geçici bir süre için online randevu alınamamaktadır....
21.07.2010
Muratlı Devlet Hastanesi yeni yüzüyle internette…...
21.07.2010
Prostat hastalarımıza müjde! Hastanemizde Plazmakinetik sistemi ile kapalı prostat ameliyatları yapılabilmektedir....

05.09.2010

Muratlı 26°C

Toplam Ziyaretçi Sayımız : 11635 11635 İp Adresiniz 38.107.191.100 38.107.191.100

faydalı linkler


T.C. Sağlık Bakanlığı T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Tekirdağ Sağlık Müdürlüğü Tekirdağ Valiliği Türk Kızılay Muratlı Belediyesi Edirne Tıp Fakültesi

Hizmet Standartları

Hizmet Envanterleri

Anasayfa | Hastanemiz | Polikilinikler | İstatislikler | Bilgilendirme | İhale İlanları | İletişim | Tüm hakları saklıdır © 2010 Muratlı Devlet Hastanesi