Genel Sağlık Bilgileri

Genel Sağlık Bilgileri

Anasayfa
Hastanemiz
Yönetim
Doktorlar
Personel
Tarihçe
Hiz. Standartları & Enventer
Polikilinikler
Genel Cerrahi
Kadın Hastalıkları & Doğum
Üroloji
Çocuk Hastalıkları
Aile Hekimliği
Diş
Dahiliye
Anestezyoloji ve Reanimasyon
Aile Planlaması
İstatislikler
Bilgilendirme
Hasta Hakları Bildirimi
Kalite Yönetim Bildirimi
Hasta Bilgilendirme
İhale İlanları
İletişim

polikilinikler


Genel Cerrahi Kadın Hastalıkları & Doğum Üroloji Çocuk Hastalıkları Aile Hekimliği Diş Dahiliye Anestezyoloji ve Reanimasyon Aile Planlaması

e-hastane


Online Randevu Labaratuar Sonuç Polikilinik Sıra Takibi Nöbetçi Ekip Nöbetçi Eczane
Nöbetçi Eczane Kaydı Girilmemiş...
Muratlı Devlet Hastanesi | Genel Sağlık Bilgileri | Epilepsi (Sara)
Epilepsi (Sara)

Tekrarlayan nöbetlerle karekterize sıklıkla geçici bilinç kayıplarına neden olan bir durumdur.Ancak sara hastalığında bilinç kaybı her zaman oluşmaz.

Sara neden oluşur?

1-Beyin tümörleri:Özellikle 35 yaşından sonra başlayan sara hastalığında sıklıkla beyin tümörü tespit edilir.Beynin içinde büyüyen tümör baskı yaparak beyinin elektrik düzenini bozar ve sara nöbetleri oluşur.
2-Doğuştan oluşan bozukluklar: Beyinin yapısal bozuklukları vardır ve doğuştan gelir.Ailevi,yani kalıtsal özelliklerde etkilidir.
3-Beyin ameliyatlarından sonra sara hastalığı oluşabilir.
4-Çocukluğunda havale geçiren insanların ileriki dönemde sara hastalığına yakalanma riski yüksektir.
5-Beyine yeterli kan gitmesini engelleyen durumlarda beyin dokusundaki besin maddeleri ve oksijen azalır.Bu da beyin hücrelerinde hasara neden olur ve sara krizi oluşur.
6-Beslenme bozuklukları: B6 vitamini eksikliğinde sara krizi oluştuğu tespit edilmiştir.
7-Tiroid bezinin hastalıklarında sara meydana gelebilir.

TEŞHİS:Sara hastalığının kesin teşhisi "sara nöbetinin direk olarak hekim tarafından gözlenmesi" ile koyulur.Uzman hekim bayılmanın sara olup olmadığını net olarak anlayabilir.

Teşhiste EEG denilen ve beyin elektrik dalgalarını ölçen bir tetkikden de yararlanılır.Ancak EEG %50 oranında kesin teşhis aracıdır.Yani EEG normal çıkan bir insanda kesinlikle sara yoktur denemez.

TEDAVİ: Bayılmayı engelleyici çeşitli ilaçlar vardır.Bu ilaçlar mutlaka bir nörolog veya beyin cerrahisi uzmanı tarafından seçilmelidir.Hastalığın şekline uygun ilaç başlandıktan sonra bayılma nöbetleri azalacaktır.

   Unutulmaması gereken önemli nokta;antiepileptik denen bu ilaçlar kullanıldığı takdirde,bayılmanın tamamen geçeceği,bir daha hiç olmayacağı diye bir kural olmamasıdır..Amaç;bayılma şiddetini azaltmak,nöbetler arasındaki süreyi uzatmaktır.Düzenli tedavi gören vakalarda nöbetler aylarca oluşmayabilir.İlaç kullanılırken bayılma olsa dahi tedavi asla bırakılmamalıdır.Bazı hastalar tekrar bayılınca tedavinin etkisinin olmadığını düşünerek,ilaçları bırakmaktadırlar.Yine sık rastlanan hatalardan biriside,uzun zaman bayılmayan hastaların "artık iyileştim" diyerek ilaçlarını bırakmalarıdır.Her iki durumda da hastalık şiddetini arttırarak devam edecektir.

   İlaçlarla kontrol altına alınamayan durumlar vardır. Gün içinde onlarca kez nöbet geçiren hastalarda ilaç tedavisi etkili olmazsa cerrahi tedaviye başvurulur. Ancak bu ameliyatlar sara ameliyatları konusunda özel bir ilgi gösteren merkezlerde, uzmanları tarafından yapılırlar. Ülkemizde sara cerrahisi yapan merkezler mevcuttur. Buralarda oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır.

****PRATİK BİLGİLER***

Evimizde, çevremizde zaman zaman bayılan insanlara rastlarız. Bunların sara veya sinirsel bayılma olup olmadığını anlamak yararlı olabilir. Genelde sinirsel bayılmalar daha sıklıkla olmaktadır. Acil servislere yıldırım hızıyla, trafik içinde çeşitli riskler göze alınarak getirilen hastaların büyük çoğunluğu sinirsel bayılmalardır.

Basilli Dizanteri
   Shigella grubu mikroplar tarafından meydana getirilir. Tek tük vakalar halinde yurdumuzun her yerinde devamlı olarak vardır. Şartlar uygun olunca salgınlar da yapar. Dizanteri basilinin kaynağı insanlardır.

Bulaşma:
   Direkt temas veya su, besin maddeleri ile dolaylı yoldan olur. Direkt bulaşmada, hastanın ellediği kapı tokmakları, çatal, kaşık, bardak, havlu veya tuvalet musluklarından alınan basiller de söz konusudur. Dizanteriyi hafif geçirenler, yatmaya ihtiyaç duymadan ayakta gezenler, hastalığı kolayca yayarlar. Bir insanda hafif hastalık yapan dizanteri basili, diğer bir insanda ağır bir hastalık tablosuna yol açabilir. Hastalığı hiçbir belirti vermeden geçiren dizanteri taşıyıcıları da vardır. Dolaylı bulaşmada besin maddelerinin mikropla kirlenmesi durumu görülür. Portör(hastalığı belirti vermeden taşıyan) satıcı, aşçı, garsonların ve diğer gıda ile uğraşanların basili bulaştırması ile ekmek, süt, salata, meyve gibi pişmeden yenen ve içilen maddelerden, hastalık kolayca alınmaktadır. Dizanterinin yayılmasında karasinekler de yol oynar.
Dizanteri salgınları yaz aylarında çıkar. Denize dökülen lağımlardan karışan basillerle plajlarda hastalığı almak mümkündür. Dizanteriye her cins ve yaştaki kişiler yakalanabilir. Çocuk ve yaşlılarda, diğer bir hastalığın nekahatinde bulunanlarda, dolaşım yetmezliği olanlarda, hamilelerde ve veremli olanlarda ağır seyreder. Hastalığın kuluçka süresi, ortalama olarak 3-6 gün arasında değişir.

Belirtileri:
   Kuluçka dönemini takiben ani olarak başağrısı, halsizlik, kusma, titreme ile ateş yükselir. Karın ağrısı ile birlikte ishal başlar. Hasta günde 10-120 gün arasında tuvalete gider. Dışkı içinde kan, balgam ve cerahat mevcuttur. Dışkılama, karın ağrısını takip eden burultuyla başlar. Arkasından şiddetli bir ağrı ile sarsak içeriği dışarı atılır. Bazen hasta tuvalete gidemeden yatağa dışkılar.
Dilin üstü paslıdır. Hastalık ilerledikçe dil şişer. Karın muayenesinde kalın barsaklar sucuk gibi ele gelir ve ağrılıdır. Ayrıca, mide-barsak sindirim salgısında azalma olduğundan hazımsızlık da ortaya çıkar. Barsakta gaz vardır. İdrar yaparken yanma, bazen durdurulamayan hıçkırık vardır. Tansiyon, hastalığın 2-3. günü düşer, nabız sayısı artar.
   Çocuklardaki dizanteri daha değişik seyreder. Çocuklarda sinir sistemi belirtileri fazladır, huzursuzluk, durgunluk, havaleyle seyreder. Su kaybı belirtileri çoktur. Dışkıda balgam boldur. Dışkı yeşil renktedir. Dizanteri erişkinlerde 10-15 gün sürer. Kronikleşen dizanteri ise gelip geçici iyileşmelerle senelerce sürebilir. Uygun bir tedavi ve diyetin yapılmaması ve basilin özelliklerine bağlı olarak dizanteri kronikleşebilir.

Komplikasyonları (Hastalığın seyrinde ortaya çıkabilen durumlar)
   Makat çevresi apseleri, prolapsus ani(makatın dışarı çıkması), idrar torbası iltihabı, dizanteri romatizması, göz kapağı mukozasının iltihabı(konjunktivit), idrar yolu iltihabı, kaslarda felç nadir de olsa görülebilir. Çocuk ve yaşlılarda fazladır. Basilli dizanteri tipik belirtileri ile kolayca tanınır. Fakat amipli dizanteriden klinik belirtileri ile ayırt edilemez. Kesin tanı, dışkıdan kültür yaparak dizanteri basilini üretmekle konulur.

Tedavi:
   Hasta, yatak istirahatine alınır. Önce beslenmesi ayarlanır. Bol sıvı verilir. Posa bırakan gıdalar verilmez(sebze, meyve gibi). Midede azalmış bulunan hidroklorik asit, limonata şeklinde veya özel ilaçlarla tamamlanır. Yemekten sonra sindirim enzimleri içeren ilaçlar verilir. Şiddetli ağrılara karşı; karın üzerine sıcak su torbaları ve termofor koymak iyi gelir, geceleri ilaç verilir.
Tedavide ilaç olarak en önemlisi, direkt olarak basil üzerine etkili olan ilaçlardır. Bunlar arasında tetrasiklin, kloramfenikol, sulfamidler ve streptomisin sayılabilir. Bu ilaçlar, mutlaka bir doktor denetiminde kullanılmalıdır.

Korunma:
   Hastalar, sağlamlardan ayrılır, dışkı dezenfekte edilmeden tuvaletlere dökülmez. Dizanteri hastaları ve taşıyıcıları, besin maddeleri işçiliğinden muaf tutulur. Sular klorlanır. Sütler iyi kaynatılır ve pastörize edilir, çiğ sebze ve meyveler temiz ve bol su ile yıkanır. Salgınlar esnasında çiğ sebze ve meyve yememelidir. Besinler kara sineklerden korunmalı, el temizliğine dikkat edilmelidir. Korunmada yaygın olarak kullanılan bir aşısı yoktur.

Amipli Dizanteri
   Entamobea histolytica ismi verilen bir amip tarafından meydana getirilen dizanteri şeklidir. Bu amip, insanlara ait bir parazittir. Bunun bir canlı hareketli şekli, bir de kist şekli vardır. Tabiatta ancak kist şeklinde bulunur. Amipli dizanteri tropik ve subtropik iklim bölgesinde yaygındır. Birinci Dünya Savaşı'nda Mısır'daki kamplarda esir kalan er ve subaylarımızla yurdumuza gelmiş ve Anadolu'nun soğuk sıcak her bölgesine yayılmıştır.
Amibin kaynağı insanlardır. Canlı şekli dayanıksız olduğundan, bulaşmada önemli değildir. Bulaşmada dayanıklı olduklarından kistler rol oynamaktadırlar. Sulara, çiğ yenen besinlere karışarak hastalığa yol açarlar. Hastalığın bulaşmasında karasineklerin de rolü büyüktür.
Amipli dizanteri tek tük rastlanan bir hastalıktır. Basilli dizanteri gibi salgınlara pek yol açmaz. Ağızdan alınan kistler, doku içinde ilerler, barsakta ülserlere neden olur. Amipler bazen portal damar(karaciğer kapı toplardamarı) içine girerek karaciğere ulaşır, sonuçta apselere yol açar. Kan yoluyla ulaştığı diğer organlarda da apse yapabilir. Akut amipli dizanteri genellikle kistler alındıktan 8-10 gün sonra ortaya çıkmaktadır.

Belirtileri:
   Belirtilerin derecesi iklime, kişinin bünyesine ve amibin cinsine göre değişiklikler gösterir. Akut amipli dizanteri, hastalığın klasik şeklidir. Belirtiler basilli dizanteriye benzer. Farklı olarak, bunda genellikle ateş yoktur. Ancak barsakta gelişen diğer bir enfeksiyon veya karaciğer apsesi gibi bir komplikasyon olursa ateş yükselir. Hafif belirtiler ve nöbetlerle tanınmayan amipli dizanteri veya akut evredeyken yeterli tedavi görmeyen veya hiçbir hekim tarafından müdahale edilmeyen vakalar kronikleşir. Amip hali denen hafif hastalık, kronik dizanterinin meydana gelmesinin başta gelen sebeplerindendir.

Komplikasyonları:
   Barsak gangrenleri, barsak kanamaları ve delinmeleri, barsakta kanser gelişimi, hepatit(karaciğer iltihabı), karaciğer apsesi ve diğer organ apseleri sayılabilir. Amipli dizanteri; ishal yapan diğer hastalıklarla ve en çok da basilli dizanteri ile karışır. Kesin tanı; dışkıdan (tazeyken) alınan bir parçanın mikroskopla incelenip amiplerin görülmesiyle olur.

Tedavi:
   En önemli ilaç emetindir. Klorokin, metronidazol de etkilidir. Diğer özellikler, basilli dizanteride olduğu gibidir.

Korunma:
   En önemli konu, hastaları tedavi etmek, portörlük(taşıyıcılık) ile bulaşmasına engel olmaktır. Diğer özellikler, basilli dizanteride olduğu gibidir.

1. Sıtma 2. Diyabet (Şeker Hastalığı) 3. Zature (Pnönomi) 4. Romatizma 5. İshal 6. Veba 7. Poliomyelit (Çocuk Felci) 8. İnme (Felç) 9. Nezle 10. Hepatit (Sarılık) 11. Bronşit 12. Uyuz 13. Kuduz 14. Hemeroid (Basur) 15. Tüberküloz (Verem) 16. Boğmaca 17. Kırım Kongo 18. Havale 19. Baş Ağrısı 20. Gut (Damla Hastalığı) 21. Kızıl 22. Tifo 23. Kızamık 24. Guatır 25. Astım 26. Tetenoz 27. Kanser 28. Grip 29. Anemi 30. Epilepsi (Sara) 31. Sifiliz 32. Kalp Sağlığı 33. AİDS

duyuru & haberler


26.07.2010
Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Merkezi Randevu Sistemi çalışmaları nedeniyle sitemizden geçici bir süre için online randevu alınamamaktadır....
21.07.2010
Muratlı Devlet Hastanesi yeni yüzüyle internette…...
21.07.2010
Prostat hastalarımıza müjde! Hastanemizde Plazmakinetik sistemi ile kapalı prostat ameliyatları yapılabilmektedir....

07.09.2010

Muratlı 0°C

Toplam Ziyaretçi Sayımız : 11927 11927 İp Adresiniz 38.107.191.102 38.107.191.102

faydalı linkler


T.C. Sağlık Bakanlığı T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Tekirdağ Sağlık Müdürlüğü Tekirdağ Valiliği Türk Kızılay Muratlı Belediyesi Edirne Tıp Fakültesi

Hizmet Standartları

Hizmet Envanterleri

Anasayfa | Hastanemiz | Polikilinikler | İstatislikler | Bilgilendirme | İhale İlanları | İletişim | Tüm hakları saklıdır © 2010 Muratlı Devlet Hastanesi